

İtalya'da mühendislik dendiğinde akla gelen ilk durak olan Politecnico di Torino (PoliTo), her yıl binlerce gencin hayallerini süslüyor. Ancak o kapıdan içeri girmek ve o ağır diplomayı kucaklamak her yiğidin harcı değil. Bugün yanımızda bu zorlu ama bir o kadar da büyüleyici yolu başarıyla tamamlayan bir dostumuz var: Can

Neden İtalya ve Neden Makine Mühendisliği?
Soru: Can, neden Türkiye'de kalmadın da Torino yollarına düştün? Bir de neden Makine Mühendisliği?
Can: Açıkçası, Avrupa'da prestijli bir teknik üniversitede eğitim almak istiyordum ama maliyetlerin de makul olması benim için önemliydi. İtalya bu konuda tam bir "fiyat-performans" ülkesi diyebilirim. Makine Mühendisliği özelinde ise İtalya bu işin mutfağı; ciddi bir sanayi ve üretim kültürü var. PoliTo da bu ekosistemin tam merkezinde. Hem dünya çapında geçerli bir temel eğitim almak hem de bu kültürü yerinde görmek istedim
"TIL Sınavı Denilen O Belalı Şey..."
Can: Zorlanmadım desem yalan olur. Sınavdaki konular aslında bildiğimiz şeyler ama süre çok kısıtlı. Hızlı düşünmeye ve İtalyanların soru sorma tarzına alışmak gerekiyor. Ben bu süreçte Pisa Edu ile çalıştım. Onlar bana "bak şu konulardan kesin soru gelir, şurada vakit kaybetme" diyerek sınavın taktiğini verdiler. En azından neyle karşılaşacağımı bilerek sınava girmek, o belirsizlik stresini ciddi anlamda azalttı.
Torino'da Hayat: Her Şey Toz Pembe mi?
Soru: Torino'da ilk zamanların nasıl geçti? "Ben burada ne yapıyorum?" dediğin oldu mu?
Can: İlk haftalar, özellikle İtalyanca bilmediğim için markette bile ufak tefek bocaladığım oldu. Bir de İtalya'nın o meşhur yavaş ilerleyen bürokrasisi var; evrak işleri bazen sabır istiyor. Ama alışıyorsun. Torino tam bir öğrenci şehri; ulaşımı kolay, bisikletle her yere gidebiliyorsun. Dersler ise gerçekten ağır, "yatarak geçerim" gibi bir durum yok. Ama kütüphanede sabahladığın bir günün akşamında arkadaşlarınla bir "aperitivo"ya oturduğunda, o yorgunluğa değdiğini hissediyorsun.

Yüksek Lisans Kararı: Macera Devam Ediyor
Soru: PoliTo Makine Mühendisliği'nden mezun oldun ama okuldan kopamadın sanırım? Şu an neler yapıyorsun?
Can: Evet, lisanstan mezun oldum ama "tamam artık her şeyi öğrendim" demek için çok erken olduğunu hissettim. Makine Mühendisliği ucu bucağı olmayan bir alan. Bu yüzden temeli daha da sağlamlaştırmak ve belirli bir alanda uzmanlaşmak için yine PoliTo bünyesinde yüksek lisansa başladım.
Soru: Peki, İtalya'da kalıp Master yapmak sana ne katıyor? Diplomanın bir avantajını görüyor musun?
Can: Tabii ki PoliTo'nun Avrupa genelinde güzel bir tanınırlığı var, bu bir gerçek. Ama bence asıl avantaj diplomadaki isimden ziyade, buradaki teknik disiplin ve farklı kültürlerle bir arada çözüm üretme becerisi. Yüksek lisans süreci bana sektörü daha içeriden görme ve vizyonumu biraz daha genişletme şansı veriyor. Şu an hem İtalya'da hem de Türkiye'de neler yapabileceğime bakıyorum, farklı kapıları aralamaya çalışıyorum. Global bir bakış açısı kazanmak şu anki en büyük önceliğim.
Pisa Edu ile Yol Arkadaşlığı
Soru: Tüm bu süreçte profesyonel destek almanın sence ne kadar etkisi oldu?
Can: Şöyle söyleyeyim; o vize süreci, konsolosluk randevuları ve İtalya'daki oturma izni işleri tam bir labirent. Yanlış bir evrak tüm süreci tıkayabiliyor. Pisa Edu burada benim "arka plan" işlerimi halletti. Ben sadece dersime ve sınavıma odaklanabildim. Gittiğimde kalacak yerimin ayarlanmış olması bile benim için büyük bir artıydı.
Sözün Özü
Soru: Gitmek isteyenlere son bir sözün var mı?
Can: Kendinizi "yapamam" diye kısıtlamayın ama işin emek istediğini de bilin. Eğer gerçekten bu işin mutfağında olmak istiyorsanız, İtalya çok iyi bir öğretmen. Sadece doğru adımları atın ve süreci iyi planlayın. Gerisi bir şekilde o tarihi binaların arasında, kütüphane sıralarında halloluyor.
Siz de Can gibi başarı hikayenizi İtalya'nın kalbinde yazmak istiyorsanız, Pisa Edu ekibiyle iletişime geçip hayalinizi somut bir plana dönüştürebilirsiniz.