Yükleniyor
PISA KATEDRALİ
PISA KATEDRALİ

Yazar: Levent Bakırcı

 

1063 ile 1064 yılları arasında mimar Buscheto tarafından başlatılan ve 1118 yılında kutsanan, Pisa’nın aynı zamanda Duomo’su olan katedralin inşası için, Pisalıların Palermo’nun kuşatılması ve alınması sonucunda elde ettikleri ganimetin onda biri ayrılmıştır. Sicilya’dan yağmalanan kuleye bakan tarafta çatının üzerinde yer alan İslamî grifon heykeli ve nef ile apsis arasında bulunan devasa Korint üslubunda granit sütunlar, kilisenin yapısında açıkça görülebilir.

 

Cephe gri ve beyaz mermerdendir; tüm bu kompozisyon usta Rainaldo tarafından tasarlanmış ve uygulanmıştır. Cephenin üç kapısı bronzdandır; Giambologna atölyesinin heykeltıraşlarının eseridir ve 1595’te katedrali ağır hasara uğratan, derin bir yeniden yapılanmayı gerekli kılan yıkıcı yangından sonra, orijinallerin yerine yapılmışlardır. O zamandan beri katedralin ana girişi bu kapılar olmuştur.

Tüm yapının üzerinde, Arap esintili sivri kemerlerle süslenmiş eliptik bir kubbe yükselir. Floransalı Domenico ve Bartolomeo Atticciati’nin eseri olan, altın yaldızlı ve boyalı ahşap kasetli tavan XVII. yüzyıla aittir. Sunak arkasındaki apsiste, Bakire Meryem ve Aziz Yuhanna İncilci’nin eşlik ettiği görkemli bir “İhtişam İçinde Mesih” mozaiği yer alır. Aziz Yuhanna’nın yüzü, Cimabue’nin ölümünden önce yaptığı ve 1302’ye tarihlenen son belgelendirilmiş eseridir; 1595 yangınından mucizevi şekilde kurtulmuştur. Katedralin özgün eserleri arasında ayrıca, Pisalı San Torpè Ustası’nın Zafer Kemeri üzerindeki “Çocuklu Meryem” freski de öne çıkar.

Olağanüstü değere sahip bir başka eser ise, 1302 ile 1310 arasında Giovanni Pisano tarafından oyulmuş vaaz kürsüsüdür. Çokgen biçimli olan kürsü, yoğun kabartma heykellerle süslü kavisli panellerden oluşur. Yapı sütunlarla taşınır; bunlardan ikisi aslanların üzerinde, üçü ise kadın figürleri biçimindedir. Kürsü, 1626’da katedralin yenilenmesi sırasında sökülmüş ve ancak 1926’da yeniden monte edilmiştir.

 

Katedral ayrıca, Pisa’nın koruyucu azizi San Ranieri’nin kutsal emanetlerine, XVI. ve XVII. yüzyıllar arasında yapılmış 27 tabloya ve çeşitli kutsal eşyalara da ev sahipliği yapmaktadır. Bunlar arasında bronzdan bir haç ile mermer korkuluğun yanlarında yer alan ve Giambologna’ya atfedilen, mum taşıyan melekler bulunur. Ana nefin tavanından ise, Galileo’nun salınımlarını gözlemleyerek sarkaçların eşzamanlılığına ilişkin yasaları formüle ettiği ünlü “Galileo Avizesi” sarkmaktadır.

Kule ve katedralin gölgesinde kalıyor gibi görünse de, Aziz Yahya (San Giovanni Battista) Vaftizhanesi de olağanüstü bir anıttır; türünün İtalya’daki en büyüğüdür. Çapı 107 metre, yüksekliği ise 54,86 metredir; taban duvarları 2,63 metre kalınlıktadır. Katedralin batı cephesi karşısında, Mucizeler Meydanı’nda (Campo dei Miracoli)  yer alan bu Roma üslubundaki yapının inşası, 1152’de usta Diotisalvi tarafından başlatılmıştır. Uzun süre tamamlanmadan kalmış, ancak XIV. yüzyılın sonuna doğru Nicola ve Giovanni Pisano ile ardından Cellino di Nese tarafından, deniz tarafında kırmızı kiremitlerle, kara tarafında ise kurşun levhalarla kaplanmış koni gövdeli özgün kubbesi tamamlanmıştır.

İç mekân sadeliği ve mükemmel akustiğiyle hayranlık uyandırır. Burada, 1246’da Como’lu Guido Bigarelli’nin yaptığı vaftiz yazı teknesi ve 1255 ile 1260 yılları arasında Nicola Pisano tarafından ince işçilikle oyulmuş zarif bir vaaz kürsüsü görülebilir. Parapeti oluşturan beş panel, İsa’nın Hayatı’ndan sahneleri betimler ve üslup mükemmelliğiyle Rönesans temalarını önceden müjdeler.

Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkedin'da paylaş Whatsapp'da paylaş